HABER · 2 AĞUSTOS 2026 · HUKUK VE YAPAY ZEKÂ

Yapay zekâ, Avrupa'da artık kendini tanıtmak zorunda

Avrupa Komisyonu'nun resmî sayfasına göre Yapay Zekâ Yasası 2 Ağustos 2026'da, bazı istisnalarla birlikte uygulanabilir hâle geldi. Madde 50 şeffaflık yükümlülükleri de bu tarihte devreye girdi: insanla etkileşen sistemler kendini tanıtacak, üretilen içerik makine tarafından okunabilir biçimde işaretlenecek, deepfake'ler açıkça bildirilecek.

01 · NE OLDU?

İki yıllık geçiş süresi doldu

Avrupa Komisyonu'nun yapay zekâ düzenleyici çerçeve sayfası tarihleri net veriyor: Yapay Zekâ Yasası 1 Ağustos 2024'te yürürlüğe girdi ve bazı istisnalarla birlikte 2 Ağustos 2026'da uygulanabilir hâle geldi. Aynı sayfa, 31 Temmuz 2026 tarihli basın açıklamasına atıfla, Komisyon'un Yapay Zekâ Yasası kurallarını ve yeni şeffaflık gerekliliklerini 2 Ağustos'ta uygulamaya başladığını yazıyor.

Yani bu bir yeni yasa değil, iki yıl önce kabul edilmiş bir düzenlemenin uygulama tarihinin gelmesi. Sayfa, yasanın şeffaflık kurallarının Ağustos 2026'da devreye gireceğini ve çerçevenin, insanların bir sohbet botu gibi bir yapay zekâ sistemiyle etkileştiklerini anlamalarını gerektirdiğini belirtiyor.

PPC Land 1 Ağustos'ta konuyu ele aldı ve Madde 50'nin Regulation (EU) 2024/1689'un bir parçası olduğunu, etkileşimli yapay zekâ sistemlerinin sağlayıcı ve uygulayıcılarından yapay doğalarını açıklamasını, sentetik içeriği makine tarafından okunabilir biçimde işaretlemesini ve duygu tanıma ile biyometrik sınıflandırma kullanımını kullanıcılara bildirmesini istediğini aktardı.

02 · AYRINTILAR

Dört yükümlülük, üç tarih ve bir ceza tavanı

Şeffaflık yükümlülükleri dört gruba yöneliyor: etkileşimli yapay zekâ sistemleri; sentetik içerik üreten ya da işleyen sistemlerin sağlayıcıları; duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma sistemlerini kullananlar; deepfake ile kamuyu ilgilendiren konularda yapay zekâ metni yayımlayanlar.

Sohbet botu tarafında kural şöyle işliyor: insanlarla doğrudan etkileşen sistemleri, yani sohbet botlarını, yapay zekâ ajanlarını ve avatarları, insanların bir yapay zekâ ile konuştuğunu anlayacağı şekilde tasarlamak ve geliştirmek gerekiyor.

İçerik tarafında yükümlülük teknik. Üretken sistemlerin çıktılarının, yapay zekâ tarafından üretilmiş ya da işlenmiş olarak tespit edilmesini sağlayacak, etkili, güvenilir, sağlam ve birlikte çalışabilir makine okunabilir işaretlerle işaretlenmesi isteniyor. Deepfake tarafında ise Madde 50(4), yapay zekâ ile üretilmiş ya da işlenmiş görüntü, ses ve videoyu yayımlayanların içeriğin yapay olarak üretildiğini ya da değiştirildiğini açıkça bildirmesini gerektiriyor. Gerçek bir kişiye benzeyen ya da onun gibi duyulan içeriğin, aldatma amacı olmasa ve gerçek bir birey tasvir edilmese bile etiketlenmesi gerekiyor.

Tarihler üç aşamalı. 2 Ağustos 2026 uygulama başlangıcı. 2 Aralık 2026, 2 Ağustos 2026'dan önce piyasaya sürülmüş sistemlerin sağlayıcıları için işaretleme ve tespit yükümlülüklerine uyum geçiş süresinin sonu. PPC Land ayrıca 2 Şubat 2027'yi filigran tespitinde birlikte çalışabilirlik gerekliliği olarak aktarıyor.

Ceza tarafında PPC Land'in verdiği rakam, 15 milyon avroya kadar ya da dünya çapındaki yıllık cironun yüzde 3'ü, hangisi yüksekse; KOBİ'ler için daha düşük eşikler geçerli. Komisyon'un incelediğimiz sayfası ceza tutarı vermiyor, bu rakam PPC Land'e ait.

03 · NEDEN ÖNEMLİ?

İfşa, işin kolay yarısı

Kuralın en görünür yüzü bir cümle eklemek: "yapay zekâ ile konuşuyorsunuz". Bunu yapmak teknik olarak basit. Zor olan, işaretleme yükümlülüğünün getirdiği tarafta duruyor: üretilen içeriğin makine tarafından okunabilir biçimde işaretlenmesi, üretim hattının kendisini ilgilendiren bir gereklilik. Bir görseli ya da metni üreten sistemin bu işareti taşıyıp taşımadığı, ajans tarafında sonradan eklenebilecek bir şey değil.

PPC Land'in aktardığı değerlendirme de bu yöne bakıyor. Cinchy CEO'su J. Paul Haynes'in ifadesiyle ifşa gerekliliği, daha zor bir sorunun kolay yarısı; asıl mesele yapay zekâ sistemlerinin sürekli operasyonel gözetimi.

İkinci önemli nokta kapsamın genişliği. Kural yalnızca model geliştirenleri değil, bu sistemleri kullanan tarafları da bağlıyor. Deepfake yayımlayan bir marka, duygu tanıma kullanan bir perakendeci ya da müşteriyle konuşan bir bot işleten bir işletme, geliştirici olmasa da yükümlülük altında.

Üçüncüsü, bu düzenlemenin bir yön belirlemesi. Yapay zekâ ile üretilen içeriğin etiketlenmesi fikri artık tek bir pazarın tercihi değil; Türkiye'de 1 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren ticari reklam düzenlemesi de yapay zekâ ifşasını içeriyor. İki metin aynı şey değil, ama aynı yöne bakıyorlar. Bu karşılaştırma bizim yorumumuz.

04 · TÜRKİYE

Türkiye'deki işletmeler için anlamı

Aşağıdaki değerlendirme kaynaklarda yer almıyor, bizim okumamız. Kaynaklarda Türkiye'ye dair bir hüküm ya da kırılım bulunmuyor; düzenleme Avrupa Birliği'ne ait.

Buna rağmen dört durumda doğrudan ilgilendirir. Birincisi AB'ye satış: Avrupa'daki kullanıcılara hizmet veren bir siteniz, uygulamanız ya da sohbet botunuz varsa, düzenlemenin kapsamı coğrafi olarak kullanıcının bulunduğu yere göre işler. İkincisi ihracat ve pazaryeri: AB pazaryerlerinde satış yapan bir markanın ürün görselleri yapay zekâ ile üretiliyorsa, işaretleme yükümlülüğü tedarik zincirinizin bir parçası hâline gelir. Üçüncüsü müşteri zinciri: Avrupalı bir müşteriye ajans hizmeti veriyorsanız, ürettiğiniz içeriğin bu gerekliliklere uygun olması sizden istenir. Dördüncüsü yerel paralellik: Türkiye'deki ticari reklam kuralları da yapay zekâ ifşası istiyor, dolayısıyla iki tarafı ayrı ayrı değil, tek bir içerik disipliniyle karşılamak daha ucuz.

Pratik ilk adım basit: hangi içeriğin yapay zekâ ile üretildiğini kaydedin. Bir üretim kaydı tutmayan ekip, hangi görselin etiketlenmesi gerektiğini altı ay sonra bilemez. Bu son cümle bizim yorumumuz.

UNALSOFT açısı

Bizim yapay zekâ ile reklam filmi üretimimizde hangi sahnenin nasıl üretildiği baştan kayıt altında tutuluyor. Bunun sebebi bir düzenleme beklentisi değil, işin doğası: müşteriye teslim edilen bir kreatifin nereden geldiği bilinmiyorsa, ne düzeltilebilir ne de savunulabilir. Madde 50 bu alışkanlığı bir gerekliliğe çeviriyor. Sorulacak soru "etiketleyelim mi" değil, "üretim kaydımız etiketi doğru üretecek kadar düzenli mi" olmalı.

İçeriğinizin künyesi var mı?

Yapay zekâ ile üretilen içeriğin kaydını ve ifşasını birlikte kuralım.

WhatsApp'tan Yazın